6 Eylül 2009 Pazar

Sen söyleme...

İnsan neden insanca yaşamayı denemez? Kendilerine ait olmayan yaşamları yaşanmaz hale getirmek için neden yarış içine girer? Sen söyleme. . . İnan ki ''gücüme gidiyor böyle yaşamak'' Kimsenin uğramadığı bir dağın zirvesinde saklı bir mağarada ne para ne pul; ne fatura ne okul; uygar dedikleri şu dünyadan hiç ama hiçbir şey olmadan yalnız sen yalnız ben sadece ikimiz; göz göze; koyun koyuna yaşasaydık ne güzel olurdu değil mi sevdiğim? Ömrümüz katlanırdı eksilen zamana inat yıllarca.. Olmadı maalesef olmadı... Ötekiler var ya hani seni hani beni hani bizi bizden çok seven ötekiler bırakmadılar bizi.... Şimdi yüzümüze bakıp 'üzgünüm' diyen ötekiler... İnsan neden insanca yaşamayı denemez? Kendilerine ait olmayan yaşamları yaşanmaz hale getirmek için neden yarış içine girer? İnan ki ''gücüme gidiyor böyle yaşamak''... Yaşam direncimi kaybeder gibi miyim ne? Anlayamıyorum sevdiğim anlayamıyorum... Senden kalanları ne yapacağımı da bilemedim onca geçen zamana rağmen... Atamam! Tenine yüreğine değdi hepsi. Üstelik biri bulur da o büyülü kokunu duyarsa; bilirsin kıskanırım dayanamam... Bendeki değerini anlatamadım değil mi sana? Anlatamayacak kadar da korkağım hâlâ… Oysa tırnaklarını tarağımda kalan saçlarını bile kıyıp saklardım ben senin… Elimden gelse gezdiğin yerlerdeki ayak izlerini silerdim üzerine bir başkası basmasın diye… Ancak anlatamadım sevdiğim anlatamadım… Sarılmak bağrına yaslanmak kucağında dinlenmek saçlarımı okşarken dizinde uyumak varken; boş düşlerimle oyalanıyorum gecenin bu çingene saatlerinde… İnat edip yaşlarımı tutmaktan boğuluyorum… Ama ağlamıyorum sevdiğim hiç ağlamayacağım da..
Senin anımsadığın gibi mayısta açmış Cezayir menevşesi gülüşlerimde kalacağım her zaman ötekilere inatla anlamasalar da...
Ya sen? Unutturmayı başardılar mı beni sana? Tamam sus duymak istemiyorum sen sus(!)Sen söyleme. . .

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder